Bir kadının başarı öyküsü…
Dilek Terimer:
“Sahip olduğum gücü iş hayatına girince daha çok anladım”
“Bütün ömrüm Anadolu’da geçti benim. Genç yaşta çok sevdiğim eşim Suat Terimer ile evlendim. 47 yıl aynı hayatı paylaştık, büyük aşkla evliliğimizi yaşadık. Çocuğumuz olmadı belki ama eşim vefat edince onun adına yaptırdığım okullar sayesinde artık binlerce yavrum var benim. Hepsi çocuğum gibi. Ev kadınıyken bir anda iş hayatına atılmak elbette kolay olmadı, hele de eşimin kaybından sonra… Ama sahip olduğum o içimdeki gücü iş hayatına girince daha çok anladım. “Dilek üstesinden gelemedi” dedirtemezdim. Çok çalıştım ve bu azmin karşılığını alıyorum…”
Bugün bu sayfalarda harika bir kadının azim dolu, aşk dolu hikayesi ile sizleri buluşturmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu röportaj benim için gerçekten çok özel bir yere sahip. Çünkü bir kez daha “Kadın isterse başaramayacağı hiçbir şey olmaz” dedim bu hikâyeyi dinlerken. Kimden mi bahsediyorum? Muhteşem azmi ve zekâsı ile tabii ki Dilek Terimer’den…
Dilek hanım Türkiye’nin en eski duvar kağıdı üreticilerinden Halley Duvar Kağıtları ve Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu Suat Terimer ile 47 yıl süren aşk dolu bir evliliğe imza attı. Evliliği boyunca ev kadını olan Dilek hanım 10 yıl kadar önce eşi vefat edince Halley’in Yönetim Kurulu Başkanlığına geçti. “Dile kolay, ev kadını olarak sıfır bilgiyle eşim Suat Terimer’in masasına oturdum. Elbette çok zor oldu. Çok çalıştım. Dürüstlüğü ve güveni temel iş prensibim edindim. İşimi aşkla yaptım” diyerek kadının gücünü bir kez daha gösteren Dilek Terimer ile evinde buluştum, hikayesini kendinden dinledim…
Hikayenizden etkilenmemek mümkün değil. Biraz kendinizden bahseder misiniz Dilek hanım?
Asker bir babanın kızıyım ben bu nedenle de bütün ömrüm Anadolu’da geçti benim. Emeklilik dolayısıyla İstanbul’a geldiğimizde genç yaşta çok sevdiğim bir insanla evlendim, Suat Terimer ile. 47 sene evli kaldım, çok sevdim ama maalesef çocuğum olmadı. Onun hatırasını yaşatmak için 7 tane okul yaptırdım. Çocuk doğurmadım ama bu okullarda binlerce yavrum var artık benim. Hepsi çocuğum gibi. Suat Terimer Anadolu Lisesi ile başladım; Soma’da Sarıyer’de, Beykoz’da, Sarıyer Madende okullar yaptırdım. Bir de kendi adıma yine Sarıyer’de sağlık ocağı yaptırdım. Talebelerin üstündeki okul kıyafetinde ‘Suat Terimer Lisesi’ yazısını gördüğümde sanki çocukları ben doğurmuşum benim yavrularım gibi bana moral ve güç verdiler.
Eşiniz adına yaptırdığınız bir okulun açılışından hüzünlü anlar yaşamıştınız. Sahi neler hissetmiştiniz? O andan bahseder misiniz?
Eşimin adına yaptırdığım ilk okulun açılışında Vali beyden sonra ben bir konuşma yapmıştım.
“Okulumuzu Milli Eğitim Bakanlığına devretmenin onurunu yaşıyorum” demiştim. O an
karşımdaki ağacın dalları öyle bir surete büründü ki sanki Suat’ın yüzünü karşıma getirdi onu
görüyor gibiydim tüm hitabetin dışında an an kürsüde dedim ki; “Sevgili Suat, yıllardan beri
yaptırmak istediğin okul bana nasip oldu lütfen bu armağanımı kabul et.” Ona hitaben
söylediklerim herkesi duygulandırmıştı. Valinin gözlerinin dolduğunu gördüm. Benim için
unutulmaz bir andı.
Evliliğiniz gerçekten çok özel bir yere sahip hayatınızda. Büyük bir aşk yaşamışınız.
Biraz o günleri anlatır mısınız? Eşinizin kaybı ve sonrasında yaşadıklarınız…
Merhum Suat Terimer ile evliliğim çok güzel, mutlu bir aşk evliliği oldu. Onu kaybetmenin
üzüntüsü beni çok sarstı, zor günler geçirdim. Bu zor dönemde şirketimden gelen bir teklifle
şirketin başına geçtim, daha doğrusu Suat beyin masasına oturdum. Takdir edersiniz ki bir ev
kadının sıfır bilgi ile o masaya oturması çok da kolay değil. 54 senelik kemikleşmiş bir
fabrikadan bahsediyoruz. 30-40 senedir buradan çalışan arkadaşlarımız var. Aslında bu
şirketin bir aile olma bilinci köklü yapısı benim adaptasyonumu çok kolaylaştırdı diyebilirim.
Peki üstesinden gelmek zor olmadı mı?
Yapım itibariyle başarıyı ve güçlü olmayı seven bir kadınım. Bunu çalışma hayatına girince
daha çok anladım. Başarmak için çok çalışmanın ve ufkumu genişletmemin gerektiğini
öğrendim. Şirketteki ekibim de bana çok destek verdi. Bakü’de 4 şube açtım. Bir başka
fabrikaya ortak oldum. Halley markası benimle birlikte güzel yerlere geldi, büyüdü gelişti ve
gelişmeye de devam ediyor diyebilirim.
“Eşimin hatırasını yaşatmak için çalışıyorum”
Ev hanımlığından ticarete atılmanız hayatınızda neler değiştirdi?
Güçlü bir insanım, başarmayı da seviyorum. İkisi birleştiği zaman ister istemez bir yerlere
gidiyorsunuz. Aslında bu aşamada farkına vardığım nokta gücümün kapasitesini iş hayatına
girince daha çok anlamam oldu. Meğer bu potansiyel bende varmış ama bu potansiyeli ne
yazık ki eşimi kaybettikten sonra görebildim. Her şeyin bir zamanı varmış diyorum. Şimdi
eşimin hatırasını yaşatmak için çalışıyorum.
Halley Duvar Kağıtları Türkiye’de markalaşan, kurumsallaşan ilk firmalardan.
Azerbaycan’a açıldınız, Ukrayna’da şube açtınız. Başarınızın sırrı nedir?
Başarının sırrı ne kadar çok mal sattığınızla doğru orantılıdır. Ne kadar çok portföyünüz varsa
başarı grafiğinizi o kadar yükseltiyorsunuz. Çok şükür bu noktada şirket gayet güzel bir yere
geldi. Yurtdışına mal satıyoruz. Buna şu ara Rusya pazarı Türki ülkeler Afrika ülkeleri de
dahil oldu. Türkiye’de 50 sene önce tek firma idik şimdi 18 firma daha kuruldu. Güzel bir
istihdam yaratıldı.
“Rakibim hiçbir zaman yerli firmalar olmadı”
Benim rakibim hiçbir zaman yerli firmalar olmadı hep Avrupa firmalarını rakip aldım
kendime. Ben onlarla yarıştım. Bugün elimde 15 kataloğum var. Avrupa ile yarışacak
nitelikte kataloglar. Colorist desenlerimiz yurtdışından geliyor. Almanya’nın en büyük
firmasına matbaa silindirlerimizi hazırlatıyoruz. Bu nedenle sıfır hata ile imalat yapıyoruz.
Satış ekibimiz ile beraber bu desenlerin satıldığı özel fuarlara gidip desen seçiyoruz. Bu
konuda da uzman arkadaşlarımız var desenleri onlar seçiyor. Çünkü piyasayı bilen onlar
hangi kağıt hangi desen talep ediliyor bunu onlar bildiğinden onlara bırakıyorum. Farklı
marka ve firmalara göre de ayrı koleksiyonlar yapabiliyoruz.
“Halley sektörün okuludur”
Halley duvar kağıtlarını diğer firmalardan ayıran değerler nedir? Sizi bu başarıya
götüren, önem verdiğiniz noktaları öğrenmek isteriz…
Dürüstlük ve güven. Dürüstlüğün üzerine hiçbir şey tanımam. İş hayatınızda dürüst
olacaksınız. Belki çok kazanamadığımız dönemler oldu ama Halley hiçbir zaman yıkılmadı.
Biz yıkılmayız çünkü çok dürüstüz. Halley bir okuldur. Türkiye’de ilk duvar kağıtlarını üreten
firma Halley’dir. Herkes için Halley bir ölçüdür. Halley bu kağıdı çıkarıyorsa bilin ki bu kağıt
yüzde yüz iyidir, kalitelidir. Dürüstlüğümüzün ardından da üretim tecrübemiz geliyor. Dile
kolay 54 yılın üretim tecrübesi var. Halley’in renk uyumu ile yakaladığı bir trendi var. Bu
renk trendini kağıt üzerinde yakalamanız sizin üretim tecrübenizle aynı orantıdadır.
“Sosyal sorumluluk projeleri bana yaşam gücü veriyor”
Hem iç hem de dış pazarda faaliyet gösteriyorsunuz. Rekabette önceliğiniz yurtiçi mi
yoksa yurtdışı pazarı mı?
Hem üretim hem ihracat yapıyorsanız ikisini de aynı oranda yapmanız lazım, iç tüketimi de
dış tüketimi de. Bizim şöyle bir avantajımız var, hem 53 cm’lik makine hem de 1.6’lık
makinemiz var. 1.6 Avrupa’ya 53’lük ise iç pazara hitap eder. Bizim aynı zamanda toplu
konutlar tarzı proje bazlı çalışmalarımız da oluyor. Hepsini aynı oranda yapmaya özen
gösteriyoruz. Çünkü sadece bir yere eğilirseniz oradaki dengeler kayar.
30’u aşkın ülkeye ihracatınız var. Peki yurtdışında nerelerde şube açtınız?
Azerbaycan’da 4 şube olmak üzere; Moğolistan, Angola, Libya, Romanya, Bulgaristan,
Ukrayna, Moskova’da şube açtık. Açmaya da devam ediyoruz.
Sosyal sorumluluk projelerine de çok önem veriyorsunuz…
Evet çünkü beni motive eden heyecanımı diri tutan bu. Sarıyer’de Dilek Terimer kreşi ve
altına da Dilek Terimer Sağlık Ocağı açacağız. Bunlar beni mutlu ediyor. Tabii en güzeli Suat
Terimer Anadolu Lisesidir. 750 talebemiz var burada. Bir aile gibiyiz. Güzel anılar
biriktiriyoruz. Bunlar bana yaşam gücü veriyor bu heyecanı tatmak beni motive ediyor.
Yılın işkadını ödülüne layık görülmüştünüz. Başarı tesadüf değil, çok emek verdiniz. Bu
konuda neler söylemek istersiniz?
Evet zor günlerim, gecelerim oldu. Ev kadını olarak bir sanayinin başına geçmek o yapıyı
geliştirmek hiç kolay değil. “Dilek bu işi yapamadı” denmesine tahammül edemezdim.
Çalıştım çabaladım. Bir yerlere geldik çok şükür. Bunu başarırken de ‘Dürüstlük’ ten asla
taviz vermedim. Başarıyı çalışma azminin yanında dürüstlüğün ve güvenin getirdiğini
düşünüyorum.
“Sevgi ve Aşk benim yaşam felsefem”
Aşk, Dilek Terimer için ne ifade ediyor?
Aşk çok güzel bir şey. Ben çiçeğe de âşık olabilirim insana da kitaba da doğaya da. Çok geniş
kapsamı var benim için. İçimde bu hasret varsa her an her şeye âşık olabilirim. Sevgi ve Aşk
benim yaşam felsefem. İlkem ise dürüstlüktür.
Başarı ne ifade ediyor?
Başarı eşittir Dürüstlüktür. Dürüst olmak başarıyı getirir.
Güven desek?
Güven olmadan olmaz ki! Güvenmezsen başaramazsın, dürüst olana güvenilir. Yani bu üç
kavram aslında benim için birbiriyle ayrılmaz zincirin halkaları gibi…
Son olarak girişimci kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Çok çalışın. Herkesin hayatta bir hedefi bir misyonu olmalı. Benim bir saat sonrasına bile
hedefim vardır. Hedefi olmayan düşünceyi mantaliteyi kabul edemiyorum. İnanmazsam
hedeflemezsem yaşayamam. Bunlar ayakta tutar ve güç verir. Herkese bunu tavsiye
ediyorum.