‘AVM’lerden daha çok; doğaya ve parklara olan ihtiyacımızı anladık’

Cemiyet hayatının ünlü ve zarif isimlerinden Figen Babaoğlu, tüm Türkiye olarak sorumluluğumuzu yerine getirip evde kaldığımız karantina sürecinin kendisini ve alışkanlıklarını etkilemediğini fakat anneler gününün de gelmesi ile çocuklarından ayrı kalmanın üzüntüsünü yaşadığını VipTurkey dergisine verdiği özel röportajla anlattı.

Sizce anne olmanın en güzel yanı nedir?
Öncelikle, bütün annelerin ve anne adaylarının anneler gününü kutlarım. Bence çocuğunuz sizden var olan en kıymetliniz ve dünyada hiçbir şeyle değişemeyeceğiniz en güzel varlığınızdır.

Çocuklarınızı kucağınıza aldığınız ilk an hissettiklerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Müthiş bir heyecanla beklediğiniz bebeğinizi kucağınıza almak size tarifi mümkün olmayan duygular yaşatıyor. Hiç ağlamasın, hep hayat ona gülsün istiyorsunuz. Onun sonsuz sevgisinin sıcaklığı içinizi kaplıyor. 

Çocuklarınızı yetiştirirken önem verdiğiniz noktalar nelerdi?
Önceliğim hem ailesine hem de çevresine karşı sorumluluk duyguları gelişmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olmalarıydı. Çok şükür bugün iki yetişkin evladım var. Oğlum Ozan’dan iki kız torunum, Irmak’ım ve Işıl’ım ve kızım Ceren’den torunum Çağan’ım var. Onlarda bu çerçevede çocuklarını özenle yetiştiriyorlar.

Annenizden aldığınız en güzel nasihat nedir?
Canım annem nurlarda uyusun, özellikle bir sözünü kulağıma küpe etmeyi görev bildim. Zira derdi ki, “Öncelikle iyi bireyler hayata hazırlayın ve dünyanın bin bir hali var. Aza kanaat getirin ama çoğuda paylaşmayı öğrenin.”

Tüm Türkiye olarak evde kaldığımız bu günlerde Koronavirüs sürecini nasıl geçiriyorsunuz?
Evde vakit geçirmeyi severim. Alışkanlıklarım ise olduğu gibi devam ediyor. Kitaplarım, bulmacalarım, sabah yürüyüşlerim… Ama tabii ki çocuklarımla bir araya gelememek, dostlarımla buluşamamak çok zor. Normalleşme sürecini iple çekiyorum.

Bir bakıma öze döndüğümüze inanılıyor. Sizin içsel yolculuğunuzda neleri fark ettirdi korona?
Bu süreçte en önemli unsurun sağlık olduğunu, AVM’lerden daha çok; doğaya ve parklara olan ihtiyacımızı, sevdiklerimize daha çok vakit ayırmayı, hobilerimize öncelik vermeyi, hayatın her insana verilen büyük bir kredi olduğunu ve artık zamanın boşa harcanmaması gerektiğini  düşünüyorum.