Canınızı Armed'e emanet edin...

Örnek iş insanı olarak tanınan ve Türkiye’nin güvenlik uzmanı olarak bilinen İbrahim Yılmaz, Türkiye’de 30'dan fazla ödül alarak basının dikkatini çekti. Girişimci ruhunun daha küçük yaşlardan başlaması ile tek kişilik bir şirketi yavaş yavaş büyüterek kendi dalında ve kendi alanında en iyi markalardan birisi yapan ve yapmaya devam eden Yılmaz, başarı hikayesi ve azimli çalışmanın püf noktaları ile Türkiye'de güvenlik, kamera ve alarm sistemlerindeki önemli bilgilerini VipTurkey dergisi okuyucularıyla paylaştı.

İbrahim bey, ilk önce sizi biraz tanıyabilir miyiz?

İstanbul'da doğdum.İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra iş hayatına atıldım ve hiç durmadan devam ettim. Lise eğitiminine devam ederken girmiş olduğum bu sektörde birçok başarıya imza attım. Okul macerasını bitirdikten sonra da ticarete devam ettim. Şirketimi kurarken çekirdek yapıdan oluşturarak 50 çalışan ve 1.500 bayi çalışanından oluşan toplamda 1.550 çalışanımla yoluma devam etmekteyim.

Sıfır sermaye ile başladığım bu işte fırsat buldukça, üniversitelerde girişimcilik dersleri vermeye çalışıyorum. Edindiğim tecrübeleri genç iş insanlarına aktarmak için gece gündüz çalışarak ekstra mesai yapmaktan kaçınmıyorum; başarının sırrının çalışmak olduğunu kendime hedef edinmiş birisiyim.

Peki, Armed Güvenlik’in kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz?

Kendi evimde olan bir hırsızlık olayından sonra güvenlik işini araştırmaya başlamıştım. Öncelikle ilerde hırsızlık olaylarının artabileceğini düşünerek bu sistemi alıp evime kendim kurdum. Sonra güvenlik sistemlerini araştırmak üzere yola çıktığımda bu işi yapabileceğim kanısına vardım. Sonra güvenlik sistemleri kuran bir firmada işe başladım. İlerleyen zamanlarda ise işi çok iyi öğrenmek için büyük çaba gösterdim. Zamanla çalıştığım yerde montaj yapmaya başladım. Sonra kendimi geliştirdim ve daha fazla bu firmada durmama gerek kalmadığını düşündüm. Bir süre cep telefonuyla kendim dışarıdan güvenlik sistemleri kurmaya başladım. Fakat o süre zarfında müşteriler bana sadece cep telefonuyla ulaşabiliyorlardı. Çünkü bir şirket kuruluşu yapmamıştım. Belli bir müşteri portföyüne ulaştıktan sonra bu sefer “Armed” ismi adı altında bir açılış yaptım. Armed” İngilizce bir kelime. İngilizce’den Türkçe’ye “silahlandırılmış”, “zırhlanmış”, “korunmuş” anlamlarıyla çevrilebilir. Bu isim aynı zamanda tüm dünyadaki güvenlik sistemlerinde, sistemin devrede olduğunu belirten bir kelime. Güvenlik sistemlerinin devreye girdiğini Armed ışığı gösterir. Böylece Armed isminin patentini alarak dünyada güvenlik sistemi kuran herkesin bizim ismimizi telaffuz etmesini sağladık. 

 Birçok basın kuruluşu tarafından ilgi görüyorsunuz. İnsanların Armed'i tercih etme sebepleri nedir?

1996 yıllarında temellerini atmış olduğum şirkette şu an da içlerinde birçok sanatçı, iş insanı ve milletvekilininde bulunduğu 40 bin müşteriye hizmet vermekteyiz, bu da sektörün en güvenilir firmalardan biri olduğumuzu gösteriyor. Güvenlik sistemleri sadece mal güvenliği için değil can güvenliği için de şart. Her 6 dakikada bir, ev veya iş yeri soyuluyor. Maalesef kimse başına gelmeden buna önem vermiyor. Güvenlik sistemleri sadece hırsızlık olaylarını da önlemiyor. Su baskını, yangın, doğalgaz kaçağı gibi tehlikeli durumlarda da devreye giriyor. Müşterilere alarm sistemleri, dedektif alarm merkezi, geçiş kontrol sistemleri ve kamera sistemleri gibi farklı seçenekler sunmaktayız. Kullandığımız ürünleri Kanada’dan ithal ediyoruz. Her bir müşterimi altın, elmas gibi görüyorum. Bu yüzden de sonuna kadar müşteri memnuniyeti diyorum. Türkiye’de 500’ün üzerinde bayiimiz bulunuyor. Türkiye’nin tüm illerinde bayilerimiz var fakat 200 bin müşteri kapasitemiz olduğu için bayilik vermeye devam ediyoruz.

Türkiye'de güvenlik sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz?

İlk vurgulayacağım şey, güvenlik denildiğinde sadece mal korunması olarak algılanmaması gerçeğidir. Can koruyoruz, aileleri koruyoruz aslında. Hırsızlar, güvenlik sistemi olan, güvenlik kamerası olan evlere girmiyorlar. Artık bakıcılar için bile evlere kamera takılıyor. Neden? Çünkü çocuğunuzun sağlığını düşünüyorsunuz, bakıcının hareketlerini görmek istiyorsunuz. Dediğim gibi, biz aslında can koruyoruz. Bu noktada bu bilincin, giderek arttığını ve sektörün büyüdüğünü söyleyebiliriz. Güvenlik sistemleri kurulumu, uzman ve sertifikalı firmalar tarafından yapılmalıdır. Bu kurulumların yapılması için İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı’ndan alınması gereken belge ve sertifikalar var. Fakat bazı firmalar, belgesiz, sertifikasız sistem kurulumu yapıyorlar. Bu, sektör için ciddi bir sorun. Çünkü bu sistemler denetlenmediği için güvensiz oluyor.

Türkiye’de önemli holdinglerin de, güvenlik sistemleri sektörüne girdiklerini görüyoruz. Bu, sektörün büyüdüğünü ya da yatırım açısından değerli görüldüğünü gösteriyor. 19,5 milyon ev ve iş yeri var. Bunun 1 milyonun da bile güvenlik sistemi yok. Bu, sektörün büyüklüğünü gösteriyor. Ülkemizde evlerine, iş yerlerine güvenlik sistemi kurdurtanlar, ya soyulmuş ya çevresinde soygun olmuş ya da başından bir vukuat geçmiş kişiler. Kaskoyu düşünelim. Eskiden kimse aracı ile kaza yapmadan, kasko yaptırmıyordu. Şimdi ise kasko yaptırmadan, trafiğe çıkmıyorlar. Bu sektörde ileride bu şekilde olacak. Yani güvenlik sistemi olmayan ev, iş yeri kalmayacak. İngiltere’de neredeyse her yerde kamera var. Bu suç oranını da azaltıyor. Biz yaptığımız işle, emniyet güçlerimize de destek olmuş oluyoruz.

İbrahim bey, gerçekleştirdiğiniz başarılarla birçok girişimciye de örnek olmayı başardınız. Bu azmin kaynağı nedir?

 Kendini geliştirmeyi hiç bırakmıyorum ve çalışma hayatından fırsat buldukça da sürekli kitap okumaya çalışıyorum. İletişim seminerlerinde etkili konuşma hitabet sanatı ve diksiyon eğitimleri aldım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde tiyatro eğitimleri alarak hobi olarak oyunculuk yapıyorum. Tiyatro eğitimlerinden sonra sinema oyunculuğunu da geliştirmek için özel oyuncu koçlarından eğitim gördüm. Aynı zamanda kişisel gelişimle ilgili hala dersler almaktayım. Bu eğitimler kendimi geliştirmek için büyük fırsat; hayatım boyunca da her alanda eğitim almaya devam edeceğim.

Başarılı bir iş insanı olmanızın yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinde de sıkça yer alıyorsunuz. Bunlardan bahsedelim biraz da...

Adımız korumadan geldiği için, sadece insanları değil hayvanları da korumayı amaç edindik. Bu yıl kış aylarında soğukta kalan kediler için kedi evi projesi yaptık. Bir kampanyamızda, bizden güvenlik sistemi alanlara birer tane su geçirmez, korunaklı kedi evi hediye ettik, istedikleri yerlere koysunlar diye. Ayrıca biz de teknik ekibimizle birçok noktadaki kartondan yapılma kedi evlerini korunaklı su geçirmez yuvalarla değiştirdik. 

Bunun dışında C- Majör İş'ten Sesler Korosu’yla da çok güzel işlere imza atıyoruz. Yakın zamanda Çocuk Eğitim Derneği adına bir konser verdik. İşitme engelliler, down sendromlu çocuklar adına sürekli yaptığımız projeler oluyor. Gerçekleştirdiğimiz son konseri de şehit anneleri için yaptık. Bizim koromuzda çok önemli iş insanları var ve çok değerli bir izleyici kitlesine ulaştık. Etkinliklerimizde hem izleyicilerin bilet ücretleri, hem de ayrıca bağış yapmak isteyen yardım severlerden elde edilen gelirleri vakıf ve derneklere gönderiyoruz.

Peki, son olarak Armed için gelecek planlarınız neler öğrenebilir miyiz?

Geçtiğimiz yıllarda güvenlik sektöründe hizmet veren çok büyük bir güvenlik sistemleri şirketini satın aldık. Hizmet verdiği bütün aboneler bizim şirketimize taşındı. Yine bu sektöre girmiş fakat bu sektörde daha fazla ilerleyemeyeceğini düşünen güvenlik sistemleri alanında hizmet veren şirketleri kendi bünyemize dahil ediyoruz, satın alıyoruz. Ve bu işi daha kapsamlı daha büyük bir hale getiriyoruz. Aynı zamanda bayii sayımızı da artırmayı hedefliyoruz. Ve buradan kazandığımızın bir kısmını sinema, turizm ve gayrimenkul gibi çeşitli alanlarda yatırıma dönüştürmek de bir başka hedefimiz.