Amerikan tarihi için en mühim bölgelerden Mississippi Deltası'nda müziğin, insanlık tarihinin ve lezzetin peşinde bir gezi...

Martin Luther King'in Sivil Haklar Hareketi'nin başlangıç noktası Birmingham, New Orleans'ın dünyaca ünlü caz kulüpleri ve Bourbon Caddesi, Mississippi Nehri'nden Amerikan tarihine ve blues kültürüne içeriden bir bakış...

 

Missisipi boyunca uzanan bir şehir New Orleans, hem de Amerika Birleşik Devletleri'nin en kendine özgü şehri. Kendine özgü derken öylesine söylemiyoruz, birçok kültürün kesiştiği, birbirine geçtiği ve bambaşka bir kültür yarattığı bir yer burası. New Orleans'ta Fransız, İspanyol, Afrika ve Karayip kültürlerinin oluşturduğu bir dil, mimari, mutfak var...

 

 

New Orleans'ın Kalbi Bourbon Street
New Orleans'ın en hareketli bölgelerinden Fransız Mahallesi'ndeki Bourbon Caddesi özellikle geceleri oldukça renkli. Caz kulüpleri, restoranlar, açık hava müzik performansları ile şehrin sizi içine aldığı bir nokta. 

Şehir 1718'de Fransızlar tarafından kurulduktan sonra caddeye ismini Fransız Bourbon hanedanının ismi verilmiş. Fakat şu anda hala ayakta olan ve cadde boyunca sıralanan binalar bölgenin İspanyol hakimiyeti altında olduğu dönemden kalma. Hatta bu nedenle Fransız Mahallesi'nin diğer kısımlarına göre İspanyol etkisinin daha çok görüldüğü bir yer. 
 
Martin Luther King ve Sivil Haklar Mücadelesi
Mississippi Deltası, Afroamerikalıların ırkçılık karşıtı sivil haklar mücadelesinin en önemli noktalarından biriydi. Bu mücadelenin liderlerinden Martin Luther King, hareketin önemli dönüm noktalarından olan Güney Hristiyan Liderlik Konferansı'nı Atlanta'da kurmuştu. Şiddetsiz gösterilerle, sivil itaatsizlik felsefesiyle hareket eden Martin Luther King'in açtığı yol ile Afroamerikan sivil haklar mücadelesi 1960'lı yıllarda ABD'nin en önemli meselesi haline geldi.
1963 yılında yaptığı "
I Have A Dream" konuşması günümüzde bile etkisini sürdürüyor.