ÜRETMEK BENİM DNA’LARIMDA VAR.

Nil – San Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği, (DOSABSİAD)’ın kadın olan ilk Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel ile iş yaşamına dair söyleyişi gerçekleştirdik.

Nilüfer hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Bursa doğumluyum. ilk, orta ve lise eğitimini Bursa'da Özel İhsan Çizakça Lisesi'nde tamamlandıktan sonra üniversite eğitimimi Uludağ Üniversitesi İşletmecilik fakültesinde tamamladım. Daha sonra USIU ve FIU da yabancı dil eğitimi ve New York'ta da dış ticaret eğitimi aldım. 1999 yılında iş hayatına Bursa Görükle'de kurmuş olduğum öğrenci yurtlarıyla başladım. Tekstil sektörüne 2002 yılında iplik büküm ile başlamış ve bugün entegre bir tesis olan, doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 70 ülkeye ihracat yapan Nil-San Tekstil ile giriş yaptım. Ev Tekstili sektöründe üretim yapan Nil-San Tekstil'de Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş yaşamıma devam etmekteyim.

Tekstil dünyasında lider bir markasınız kısaca bilgi alabilir miyiz?

Tekstil sektörüne 2002 yılında Bursa Demirtaş Organize sanayi bölgesinde bir iplik büküm tesisi kurarak adım attım. Sanayici bir aileden geldiğim için bende sanayici olmak istiyordum. Üretmek bence benim DNA larımda var. Bu yatırımın bir iki yıl sonrası jakarlı ve armur dokumaya geçerek hem tesisimizi yenileyerek hem makina parkurumuzu arttırıp çesitlendirerek  çalışma alanımızı genişlettik. Sonraki her yıl üzerine yenilikler ekleyerek entegre bir tesise dönüştük. Bugün  l tül, perde, masa örtüsü, yatak örtüsü, yastık, runner ve nevresim takımları dahil diğer birçok ürünü kendi tesislerimizde üretiyor, boya baskı yapıyor ve yaklaşık 70 ülkeye ihraç ediyoruz. İhraç ettiğimiz ülkeler arasında en önemli olanda bence, tekstilin modanın kalbi olarak bilinen Avrupa ülkelerinin başta olması. bir Türk olarak bizim için onur verici bir durum. Perde de markamız Prenda. Bugün sadece Türkiye için ürettiğimiz ve mağazalaştığımız Markamız ise Örtücü.

DOSABSİAD hakkında bilgi alabilir miyiz? Nasıl projeler yürütüyorsunuz?

DOSABSİAD 1987 yılında kurulmuş, 33 yıllık  İş İnsanları Derneğidir. Yıllık 5 milyar dolar ihracat hacmine sahip Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri konumunda olan Organize Sanayi Bölgesi'nde ki sanayicileri temsil ediyor. Sanayicilerimiz arasındaki dayanışmayı sağlayıp daha da kuvvetlendirmenin yanı sıra, bölgede yer alan firmaların ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarına hızlı çözümler üretmek, daha iyi koşullarda faaliyet gösterebilmelerini sağlamak, ulusal ve uluslararası ticari ilişkilerini geliştirebilmek amacıyla projeler üretmekte, hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk projelerimiz ile de bölgemize ve ülkemize hizmet etmekteyiz.

Başka hangi STK’lar da görev alıyorsunuz?

33 Yıllık uzun bir geçmişe sahip olan TUGIAD  Genel Merkez İstanbul'da ( Turkiye Genç iş adamlari derneginde ) Genel Başkan yardımcısı olarak gorevimi yürütüyorum.

Sivil toplum örgütlerini bir ülkenin yönetiminde nederece önemli?

Sivil toplum örgütleri iyi yapılandığı zaman hem ekonomiyi yönetir hem gündemi yönlendirebilir bu ülkede. Gerek sosyalleşme gerekse ticaret hacmini arttırma açısından son derece önemli rol oynar STK lar. Bunun yanında Sivil Toplum örgutlerinin en önemli yapacağı iş topluma katkı sağlayacak sosyal projelerdir. Yardımlaşma ve toplumun bilinçlendirilmesi konusunda ciddi önem taşır STK’lar.

Kadının iş dünyasındaki yeri ve önemi nedir?

Kadının calışmadığı bir toplumda gelişmişlikten söz edilemez. Her Cumhuriyet kadını çalısmayı ve başarılı olmayı hedeflemek zorundadır. Biz Atatürk 'ün evlatlarıyız. Bunun bilicinde hareket etmeli, hem bize verilen hakları kullanmalı, hemde sorumluluğumuzun bilincinde olmalıyız.

Başarılı bir iş insanı olarak, genç yaşta iş hayatında olan gençlere vermek istediğiniz tavsiyeler var mı?

Gençlere verecegim tek tavsiye ne yaparlarasa yapsınlar aşk ile yapsınlar. Sevdikleri meslekleri yapmaları ve bu konuda eğitim almaları. Sevgi mutlaka emeğe dönüşünce karşılığını bulacak ve maddi getiriside kendilerini tatmin edecektir.Onların  önündeki en büyük sınav teknolojiye, digitalleşmeye ve hızla değişen dünyaya uyum sağlamaya çalışmaları olacak.

2019  yılı sizin için nasıl bir seneydi? 2020 için hedefleriniz neler?

2019 un ilk yarısı oldukça sert dalgalanmalar oldu ve zorlu geçti, ikinci yarısı ise gerek ticaret savaşlarında ateşkes ilan edilmesi ile gerekse Türkiye 'nin kendi çabaları ile nispeten daha piyasaların rayına oturduğu ancak mutlak suretle sıkıntıların ve belirsizliğin sürdüğü bir yıl oldu.

2020 yılında ülkemizi nerede görmek istersiniz?

2020 de Amerika' daki seçimler, dünya ticaret savaşları, kur dalgalanmaları, global kriz, hızla artan nüfus, göç, coğrafyamızdaki savaşlar  ve enerji kaynaklarının hızla tükenmesi sebebi ile çok kolay geçecek gözükmüyor ancak Türkiye kaderi olan coğrafya sebebi ile hem stratejik önemini koruyacak hemde istikrarlı olması sebebi ile bu yılıda ihracat rekorları ile kapatacak ve değişen dünya düzenine uyum sağlayacaktır diye düşünüyorum.