“Hastalarımızı evimize gelen misafir sıcaklığında ağırlamak temel felsefemiz”

 

“Biz hala çok yol almamız gerektiği düşüncesiyle kendini geliştiren bilimsel her yeniliğe de kapısını açıp uyum sağlayabilen bir kliğiniz. Samimiyet, güven ve profesyonellik bizim için ön planda. Hastalarımızı evimize gelen misafir sıcaklığında ağırlamak temel felsefemiz. Yurtdışından ve yurtiçinden birçok hastamız geliyor. Bazıları yalnız geliyor. Yalnız gelmelerinden kaynaklı tedirgin olabiliyorlar ve biz diyoruz ki, “Asla yalnız değilsiniz, biz bir aileyiz. Her neye ihtiyacınız varsa biz sizin yanınızdayız.” Bu bizim baştan aşağı kliniğimizde uyguladığımız sistemin bir temeli. Böyle olunca hastalarla karşılıklı bir sinerji oluyor ve güven ve samimiyet duygusu da bir o kadar katlanarak gelişiyor.”

 

 

Alçakgönüllü, mütevazı, içten… Bu üç anahtar kelime bir karakterde buluşursa sizce ne olur? Ben söyleyeyim, bence başarı ve beraberinde güven kaçınılmaz olur. Plastik Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Deniz Küçükkaya da yaptığı başarılı işleri alçakgönüllü tavrı, mütevazı duruşu ve içten cevaplarıyla anlattı bugün bana. Estetik alanında birçok başarılı uygulamayı samimiyet ve güven çerçevesinde profesyonel olarak hastalarına sunan Deniz bey ile Dumankaya İkon’daki muayenehanesinde konuştuk. Kliniğinin temel felsefesini anlatan Deniz Küçükkaya, hastalarını evlerine gelen misafir sıcaklığında karşıladıklarını ve verdikleri güven ve samimiyet duygusuyla diğer kliniklerden ayrıldıklarını belirterek, “Kliniğimize gelen hastalarımıza geldiklerinde işleme dair düşündükleri acı kaygısından onları uzaklaştıracak sıcak bir güven ortamı sunuyoruz ve mutlulukla uğurluyoruz. Kliniğimizi farklı kılan temel bir özelliğimiz uluslararası standartlarda sunduğumuz hizmetlerimizi samimiyet ve güven duyularıyla birleştirmek…”

 

Çalışmalarınızı yakından takip eden biri olarak yaptığınız işlere hayranlıkla baktığımı öncelikle söylemem gerekir. Okurlarımızın da sizi tanımasını isterim. Bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

 

1977 yılında Zonguldak’ta doğdum. İlk, orta ve liseyi Zonguldak’ta bitirdim.  İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Kısa bir dönem Zonguldak’ta pratisyen hekimlik yaptıktan sonra Plastik Cerrahi uzmanlık eğitimini Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldım. Uzmanlık eğitimimin ardından Gölcük Asker Hastanesi’nde Plastik Cerrahi uzmanı olarak askerlik hizmetimi yerine getirdim. Sonrasında Denizli Servergazi Devlet Hastanesi ve Denizli Devlet Hastanesinde mecburi hizmetimi tamamladım. Mecburi hizmetim sırasında Denizli’ de estetik cerrahi ameliyatlarını oldukça sık yaptım. Mecburi hizmet sonrasında 2010 yılında istifa ederek İstanbul’da estetik cerrahi ağırlıklı olmak üzere özel çalışma hayatıma başladım. Ataşehir Dumankaya İkon’da bulunan muayenehanemde hizmet vermeye devam ediyorum. Evliyim Rüzgar ve Cemre adlı iki çocuğum var.

 

Enerjiniz de kliniğinize ve çalışanlarınıza yansımış ben bizzat şahit oluyorum ama şu an bu atmosferi okuyucularımıza aktarabilmem için de sormak isterim. Sizi diğer kliniklerden ayıran özellikleriniz neler?

Biz hala çok yol almamız gerektiği düşüncesiyle hareket eden ve böylelikle her yeniliğe de kapısını açıp uyum sağlayabilen bir kliğiniz. Samimiyet, güven ve profesyonellik bizim için ön planda. Hangi hizmeti alırsanız alın aslında bunlara önem verirsiniz. Bir restorana sıklıkla gitmemizin, orayı tercih etmemizin de ana nedeni budur. Çünkü sırf yemekleri güzel diye oraya gitmezsiniz. Gördüğünüz samimiyet, güven duygusu bunlar çok önemli. Orada iyi ağırlanıyorsunuzdur, güler yüzle karşılanıyorsunuzdur. Biz de bunu sağlık sektöründe gerçekleştiriyoruz. Felsefemiz bu şekilde.

 

“Kliniğimizin kapısı açıldığı zaman sanki evinize misafir geliyor gibi davranmalısınız” derim hep çalışanlarıma. O samimiyetle, o içtenlikle… Biz dünya standartlarında en üst düzeyde sunduğumuz hizmetlerimizi bu duygularla güçlendiriyoruz. Yurtdışından ve yurtiçinden birçok hastamız geliyor. Bazıları uygulamalarımıza gelirken de yalnız oluyor. Bir tedirginlik oluyor yalnız gelmelerinden kaynaklı ve biz onlara diyoruz ki, “Asla yalnız değilsiniz, biz bir aileyiz. Her neye ihtiyacınız varsa biz sizin yanınızdayız.” Bu bizim baştan aşağı kliniğimizde uyguladığımız sistemin bir temeli. Böyle olunca hastalarla karşılıklı bir sinerji oluyor ve güven ve samimiyet duygusu da bir o kadar katlanarak gelişiyor.

 

Gerçekten harika bir felsefeniz var. Estetik uygulama yaptırmak güven temelli bir iş kuşkusuz ve başarılarınıza bakılırsa bunu en iyi gerçekleştiren kliniklerdensiniz. Peki Estetik alanında hangi işlemleri sunuyorsunuz hastalarınıza?

Ben Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanıyım. Estetik uygulamaların ağırlıkla olduğu bir hizmet alanımız var kliniğimizde. Tabii ameliyatla ilgili estetik cerrahiyi kapsayan tüm uygulamaları da yine kliniğimizde gerçekleştiriyoruz.Burun estetiği başta olmak üzere, meme küçültme, meme büyütme (silikon protez ile),karın germe , liposuction, saç ekimi, Brezilya poposu, kadın genital estetiği gibi esteti ameliyatları öncelikli olarak yapıyoruz. Ameliyatsız uygulamalarımız da var çünkü herkes ameliyat olmak istemiyor.

 

“Son 15 yılın en iyi uygulaması: Fokus Ultrason”

 

En popüler olanı altın iğne sanıyorum…

Evet… Ameliyatsız yüz gençleştirme işlemlerimiz var. Mesela Altıniğne Radyofrekans ki son dönemlerde estetik uygulamalar arasında en trend olan uygulamadır sizin de dediğiniz gibi.  Bu uygulama ile cildin sıkılaşmasını, toparlanmasını, akne skarlarının daha az görünmesini, gözenekli porlu yapıların sıkılaşmasını sağlıyoruz. Seanslar şeklinde gerçekleştirdiğimiz bir uygulama bu. Altın iğneler cildin içine girerek radyofrekans yardımıyla ısı enerjisi oluşturuluyor ve orada bir kolajen sentezi, tetiklenmesi oluşması bekleniyor. Kolajen cildimizin zamanla kaybettiği bir şey olduğundan ona bağlı sarkmalar oluşabiliyor. Bunu toparlıyoruz. Elimizde mezoterapik ajanlar var. Bunlar cildin gençleşmesi için uygulanıyor. Bunlar hyalüronik asit gibi ürünler. Bu ürünlerden kombine yapıyoruz. Altın iğne seanslarını 3-4 hafta arayla yapıyoruz.Altın iğne seanslarının arasında mezoterapi uygulamalarını gerçekleştiriyoruz.Altıniğne seansları ile beraber PRP yapıyoruz. 

 

Bununla birlikte fokus ultrason dediğimiz yüksek yoğunlaştırılmış ultrason uygulamamız da mevcut. Bu da son 15 yılın ameliyatsız estetik alanında en iyi işlemlerinden. Bu uygulama ile altın iğnenin radyofrekans ile yaptığını ultrason yardımıyla gerçekleştiriyoruz. Ciltte bir kızarıklık, şişlik olmadan direkt cildin altından atışlar yaparak kolajen sentezi gerçekleştiriyoruz. Bir seanslık bir uygulama bu. Yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Seanstan sonra sosyal yaşamlarına direkt dönebiliyor hastalar. Fokus Ultrason hastalarımızın çok memnun kaldığı bir uygulama. Bazen bu işlemi altın iğne ile kombinliyoruz. Haricinde lazer epilasyon uygulaması yapıyoruz. Kanıtlanmış ürünlerle cilt bakımlarımızı yapıyoruz. Amerikan cilt bakımı var yine vakumla gerçekleştiriyoruz. Soğuk lipoliz dediğimiz bölgesel yağlanmalar için uygulamalarımız var. Yağları dondurarak yağların atılması sağlanıyor. Bilimsel ve doğru bir yöntemdir ameliyat istemeyen hastalar için. Dolgu botoks uygulamalarını da yoğun şekilde yapıyoruz.

 

Peki sizin önceliğiniz nedir? Medikal işlem mi cerrahi operasyon mu?

Ameliyat yapmanın keyfi bir cerrah olduğumdan benim için çok başka bir tutku. Bizlerin yeri orası çünkü. Haliyle tercihimi ameliyattan yana kullanırım. Ama her hastaya ameliyat gerekmiyor veya kendisi talep etmiyor. Aslında beklentiye ve ihtiyaca göre karar veriyoruz.

 

“Bişektomi her hastaya uygulanacak bir işlem değildir”

 

Son zamanlarda popüler olan Bişektomiden de bahsedelim isterim…

 

Yanak bölgesindeki yağın inceltilme işlemidir bu. Her hastaya yapılacak bir işlem değil. Daha yuvarlak yüzlülere ve yanakları şiş olanlara yapılabilir. Yanaktan yağ alınıp elmacık kemikleriyle arasında bir hat yaratılabilir ama bu ilerleyen dönemlerde biraz çökük yanaklarla yaşlı görüntüye neden olabilir. Özellikle 40 yaş sonrası için… O nedenle doğru hastaya ihtiyaca yönelik yapmak gerekir. Lokal anestezi altında yaptığımız bir işlemdir ve ağız içinde küçük bir kesiyle her bir yanakta 10 dakikada toplamda 20 dakikada gerçekleştirilebilir.

 

Fransız Askısı ve Örümcek Ağı işlemlerini de sormak isterim. Belli bir süre yapmadınız şu an uyguluyor musunuz kliniğinizde?

 

Hala yapmıyorum örümcek ağını. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Bilimsel olan her şeyi uyguluyoruz. Bu Fransız askısının yüzü daha iyi taşıdığını gördüm ve uygulamaya başladık. Hastalar da memnun. 100 kişinin yüz ile sorunu olsa da 2 kişi ameliyat isteyebiliyor. Muayenehanede lokal olarak yapabiliyorum bu ameliyatı. Sadece ip askıyı yapacaksak yüze bunu lokal ile halledebiliyoruz hemen.

 

Son olarak 2020 dileklerinizi ve hedeflerinizi de okuyucularımızla paylaşmak isteriz…

 

Kliniğimiz 7. Yılını tamamlıyor. Açtığımızda sadece 1 çalışanımız vardı. Şimdi büyüdük ve artık 6 çalışanımız var. Büyümeye de devam ediyoruz. Ben 2020’den sağlık diliyorum çünkü inandığım tek doğru “sağlık”. Ailemizin sevdiklerimizin sağlığı yerinde olsun diğer her şey halloluyor çünkü. Yeni yılda hastalarımıza sunduğumuz üst düzey hizmeti artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz. Sağlıklı keyifle büyüyebilmek önemli bizim için. Eve giremeyeceğim değil ailemle sevdiklerimle birlikte zaman geçireceğim bir büyüme hedefim var. Benim büyüme anlayışım bu. Herkese iyi, sağlıklı yıllar diliyorum.