Türkiye’nin İkonik Çifti

SELAHATTİN – FUNDA YILMAZ

Alanında lider marka Şampiyon Filtre Sanayi AŞ’nin Yönetim Kurulu Üyesi, aynı zamanda Liberya FahriBaşkonsolosu Selahattin Yılmaz ve  Push For Africa Derneği Başkanlık görevini yürüten eşi Funda Yılmaz ile kendi başarı öykülerini dinlediğimiz çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Selahattin Bey, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1977 yılında İskenderun’da doğdum. ABD’de Uluslararası İşletme ve Pazarlama konusunda eğitim gördüm. Şampiyon Filtre Sanayi AŞ’nin hissedarı, Yönetim Kurulu Üyesiyim. Aynı zamanda iş geliştirme ve satış-pazarlama departmanlarının da genel müdür yardımcısıyım. Şampiyon Filtre’de çalıştığım dönem boyunca firmada operasyon, lojistik, satış sonrası hizmetler gibi farklı departmanların oluşumunu ve gelişmesini sağladım. Çok iyi derecede ingilizce ve arapça, orta düzeyde almanca konuşabiliyorum. Evli ve üç erkek çocuk babasıyım.

Otomotiv filtresi sektöründe faaliyet gösteren Şampiyon Filtre’nin Hissedarı ve Üst düzey yöneticisisiniz. Firmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Şampiyon Filtre A.Ş. 1985 yılında kurulmuştur. Otomotiv sektöründe motosikletten başlayan otomobil, minibüs, midibüs, otobüs, tarım ve iş makineleri, kamyon, çekici off-road makine ve ekipmanlar ile çalışan her türlü sıvı ( yağ, yakıt vb ) ve hava filtrelendirme gruplarına yağ, yakıt, hava ve hidrolik filtreleri üretmekteyiz. İskenderun Organize Sanayi Bölgesi’nde 16 bin metrekarelik kapalı alanda bulunan üretim tesisimiz, tek vardiyada 600 bin adetlik aylık üretim kapasitesine sahiptir. 450 emekçi ve çalışma arkadaşlarımız ile süreci yönetiyoruz. İç piyasa satış, pazarlama ve dış ticaret faaliyetlerinin tümü İstanbul’da yürütülmekte olup hali hazırda 89 ülkeye ihracat yapmaktayız. Sektörde küresel bir oyuncu olduğumuzun farkındayız. 89 ülkede her dakikada 12 adet ürünümüz satılmaktadır. ISO/TS 16949 Third Edition belgelerine sahip şirketimiz, dünyada ve ülkemizde çok uluslu otomotiv üretim tesislerine ürün tasarlayan akredite bir üreticidir. Kalite ve teknolojiye sürekli yatırımlarımızı sürdürmekteyiz. Üretim ve pazarlama faaliyetlerimiz başta olmak üzere tüm süreçlerimizde iş ortaklarımızın ve müşterilerinin memnuniyeti, hareket noktamızdır.

Ürünlerinizi sektördeki diğer rakip firma ürünleriyle karşılaştırdığınızda neler söylersiniz? İnsanların sizi tercih etme sebebini öğrenebilir miyiz?

Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de şirketimizin kalite rakipleri ve ticari rakipleri söz konusu. Ülkemizde ticari rakip olarak tespit edebildiğimiz 238 değişik marka yer alıyor. Son 3 yıldır ülkemizde pazar liderliğini yakaladık. Diğer rakiplerden farkımız ise kalitenin esas olması dışında, tüm müşterilerimizi iş ortağımız olarak görmemizdir. Sektörde satış ve pazarlama organlarında dijitalleşen ilk firmayız. 1994 yılında CRM, 2011 yılında B2B (Business to business) kavramları ile sektörümüzü tanıştırdım. Yaptığımız işi sevmemiz ve her gün ilk günkü heyecan ile çalışıyor olmamız bizi rakiplerimizden ayıran diğer etmenler. “Kazan – kazan” ilkesi her iki taraf için adaletli kazanım diye değerlendirilir ancak, biz önce müşterilerimize sonra iş ortaklarımıza fayda sağlamasına dikkat ederiz. Müşterilerimizin her türlü ihtiyacına kurumsal, net ve adaletli şekilde; en doğru sistematik ile çözüm sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. İşin sırrı sahada ve ulaşılabilir olmak diyebilirim. Bunun yanı sıra müşteri yönetimi de önemli bir konu. Müşterilerinize yılda en az 2 defa dokunmanız gerekiyor.

İlginç bir iş tecrübenizden bahseder misiniz?

Ürettiğimiz bir ürünün sahtesini çok uygun fiyata bize satmak isteyen Çinli firma ile yaşadığım bir iş tecrübem oldu. Ürünlerimizin imitasyonları maalesef birçok pazarda satışa sunulmaktadır. Libya’daki savaş öncesi taklit ürünlerin pazara girmesini engellemek için distribütörümüzün marka-tescil işlemlerimizi tamamlamıştık. Müşterimizin bir rakibi de Çin’den bizim ürünlerimizin imitasyonlarını sipariş etmiş. Ürünleri Libya’ya mevcut marka tescilimiz sebebiyle sokamayacağını anlayan rakip müşteri, Çinli firmanın ürettiği imitasyon ürünlerimizi satın almaktan vazgeçmiş ve ürünler de Çinli firmanın elinde kalmış. Bir gün şahsıma teslim edilmesi için bir paket geldi. Paketin içinde bizim ürünümüzün imitasyonu vardı. Üzerindeki notta da bana gelen üründen ellerinde 36 bin adet olduğunu ve bu ürünleri satın almak isteyip istemediğim sorulmuştu. Söz konusu ürünü bana 2.5 USD’ye verebileceğini hatta yüzde 10 indirim de yapabileceğini eklemişler. Şampiyon Filtre olarak biz bu ürünü 3.95 USD’ye mal ediyor 4,5 USD’ye de satıyoruz. Kendilerine şöyle bir yanıt verdim: “Bu fiyat benim ürünüm için çok düşük, muhtemelen sahtedir. Birim fiyatınız 4-4.5 USD civarında olsaydı muhtemelen satın alırdım.”

Batı Afrika’da etkin ticari bağlantılarınız var. Bu bölgenin firmanıza ve ülkemize katkıları nelerdir?

Son yıllarda Afrika ile ticaretin iş dünyasında önemsendiğini hep birlikte görüyoruz.  Ben bu potansiyeli 1990’lı yılların sonunda gördüm ve Afrika kıtasında hem ürün bazında ve hem de sosyal anlamda “Made in Turkey” imajını benimseterek çeşitli nedenlerle o günler içerisinde oluşan olumsuz Türkiye imajı değiştirmek üzere yıllardan bugüne kadar önemli bir rol üstlendim. Adeta hem sektörde, hem de ülke tanıtımında ‘Made in Turkey’ markasının gönüllü elçisi haline geldim. Sektörümüzde ve Afrika’da Türk ürünü olarak en çok bilinen markaların başındayız.

Liberya Fahri Başkonsolosusunuz, bu görevinizden de kısaca bahsetmenizi istesek?

Dünyanın en yoksul insanlarının yaşadığı Afrika kıtası benim için sadece ticari bir faaliyet alanı olmanın ötesinde insani sorunlara da kayıtsız kalamayacağım bir alan oldu. Liberya Fahri Başkonsolosu olmam ise şu şekilde gerçekleşti: Afrika kıtasının ilk kadın Cumhurbaşkanı olan Sayın Ekselansları Ellen Johnson Sirleaf, Sayın Başbakan Joseph Boakai ve Sayın Dış işleri Bakanı Marjon V. Kamara ile Meclis Başkanı Burkina Faso’nun verdiği resepsiyonda tanıştım. Bir sonraki ziyaretimde Ekselansları Bayan Sirleaf Liberya’yı Türkiye’de temsil etmek üzere fahri konsolosluk görevini üstlenmemi istedi. Konsolosları olmamı başkanlığı bitmesine bir sene öncesinden talep etti ve onayladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin de takdirleriyle söz konusu görevim mazbatamın bana ulaştırılması ile resmen başladı. Bu başkonsolosluk, Liberya’nın ülkemizde yer alan tek diplomatik misyon olma niteliği taşımaktadır.

Selahattin Bey, aynı zamanda “Push 4 Africa” derneğinin onursal başkanısınız. Push 4 Africa” Derneğini kurma fikri nasıl oluştu?

Liberya Firstlady’si Sayın Weah hanımefendi ile yaptığım bir sohbette bana kendi kurduğu Clar Hope Foundation’den bahsetti. Bizler de sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmek için adımlar atarken bunun daha sistematik ve düzenli olması gerektiğini düşünüyorduk ve Clar Hope Foundation derneği ile kardeş olacak Push For Africa (P4A)’yı kurduk. İki dernek birlikte aynı amaçlar doğrultusunda paralel çalışmalar gerçekleştiriyoruz. P4A derneği ya da başka bir dernek olması hiç fark etmez. Bu iş bir gönül işidir. Açlık sınırının altında yaşayan insanlardan bizim farkımız nedir? Yalnızca şans, kısmet, alın yazısı? Siz bu röportajı okurken, şöyle birkaç saniye lütfen düşünün. Siz hasbel kader oradaki coğrafyada doğsaydınız, ne yapıyor olacaktınız? Şimdi yalnızca beyninizin cevapladığı soruyu lütfen birde kalben alacağınız cevabı değerlendirerek kıyaslayın.. Şayet kalbiniz ve beyniniz aynı cevabı verdiyse, işte artık sizde bizim gönül dostumuzsunuz.

Peki, “Push 4 Africa” neler yapmakta?

Push for Afrika Derneği geçtiğimiz yıl Ağustos ayında kuruldu. Derneği eşim Funda Yılmaz ile beraber kurduk. Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Push For Afrika’nın eş başkanı ise Liberya devleti First Lady’si Ekselansları Sayın Weah Hanımefendi’dir. Kendisi aynı zamanda kardeş dernek Clar Hope Foundation’ın da başkanıdır. Push for Afrika dernek üyelerinin seçiminde oldukça hassas davranılmıştır. Derneğin amacı başta Liberya olmak üzere diğer açlık sınırının altındaki birçok Afrika ülkesiyle Türkiye arasında köprü kurmaktır. Hem Türkiye hem de Afrika’ya gerçekleştirilen yardımlar eş zamanlı olarak yapılmaktadır. Mayıs ayında Kahramanmaraş’a 2 tır akıllı oyuncak (LEGO, yapboz vs gibi) gönderilirken akabinde Afrika’ya iki büyük konteyner ihtiyaç malzemesi gönderilmiştir.

Funda Hanım kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
İstanbul doğumluyum. Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum.
Yüksek lisansımı İngilizce öğretmenliği üzerine Yeditepe’de yaptım. Sonra bu kadar eğitim yetmemiş gibi New York Columbia University’e gittim. 2 yıl International Affairs okudum. Evli ve iki erkek çocuk annesiyim.

Funda Hanım, sizi Sosyal Sorumluluk projelerine olan desteğinizle tanıyoruz. Selahattin Bey dernek kurma fikriyle gelince neler hissettiniz? Dernekteki göreviniz nedir?
Sosyal sorumluluk projelerine ailece önem vermekteyiz. Eğitim alanında faydalı her projede severek yer alıyoruz ayrıca Türk Kalp Vakfı’na da aktif çalışmalarımızla katkıda bulunuyoruz. Eşim, Güney Afrika ülkesi Liberya’nın İstanbul Fahri Konsolosu biz de bu bağlamda Liberya’nın kalkınmasına aktif fayda sağlamak için Push for Liberia isimli bir sosyal destek ve yatırım programı tasarladık. Ben Liberya First Lady’si Sayın Clar Marie Weah Hanımefendi’nin Clar Hope isimli derneğinin aktif bir gönüllüsüyüm. Ayrıca Push 4 Africa Derneğinin Başkanlık görevini yürütüyorum. Amacımız bu derneğin çalışmalarını ülkemizde de yaygınlaştırmak.

Funda Hanım Derneğin 2020 yılı için planları nelerdir?

Türkiye’de unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını okullarda yeniden gün yüzüne çıkarmak ve genç kuşaklara aktarmak için kurulacak olan “akıllı el sanatları sınıfları” kurmayı planlıyoruz. P4A’nın hedefi tüm Türkiye’ye yayılacak olan bu sınıfların yapımına önümüzdeki aylarda Kahramanmaraş’tan başlanacaktır. Bu projenin hayata geçmesi ile eş zamanlı olarak Liberya firstladysi Ekselansları Sayın Weah hanımefendi Türkiye’ye teşrifi ile beraber Liberya‘da kimsesiz çocuklar için ‘’yatakhane, barınma’’  projesi hayata geçirilecektir. Tüm bu süreçler Liberya Fahri Başkonsolusu tarafından desteklenmektedir.

Selahattin Bey,“Push 4 Africa” Derneği'ni diğer derneklerden ayıran farklar nelerdir?

Öncelikle çok geniş bir alana, tabana yayılmaktansa bu işe gönül vermek isteyenleri bir arada toplamanın önemi çok değerlidir. Bunun için üyelerimizi çok sık eleyip referans ile aramıza kabul etmemiz gerektiğini her fırsatta sayın başkan ve mütevelli heyetine ifade ediyorum. Ufak bir hatanın dahi yaşanmaması için özellikle derneği konsolosluk çatısı altında kurdum. En önemli kuralımız nakit para kabul etmiyor olmamızdır. Diğer bağışları da 3 aşamalı bir süreç sonunda kabul ediyoruz. Birincisi kullanmadığınız ve işinize yaramayan bir eşyanız var mı? Var ise bu eşyayı yakın çevrenizde verebileceğiniz biri var mı? Var ise verin, yok ise bize getirin biz sizin için kapınızdan alıp büyük konteynerler ile Afrika’da belirlenen açlık sınırının altındaki sosyal kitlelere gönderelim. Son olarak da göndereceğiniz eşya bir tekstil ise temiz mi? Gönderilecek tekstil konusunda en hassas olduğumuz nokta, söz konusu tekstilin temiz olması.

Başarılı iş insanları olmanın dışında mutlu evliliğiniz ilede göz önünde bir çiftsiniz, evlatlarınıza da iyi birer anne – babasınız bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

İşim gereği zamanımın üçte birini binlerce km. uzakta geçirmek zorundayım, ailemi çok özlüyorum ama tüm gayretimiz evlatlarımız için tabiki bu zorlu süreçte beni sabırla bekleyen sevgili eşim çocuklarıma yokluğumu hissettirmemek için elinden geleni yapıyor. Thomas Gordon’un bir sözü var; “Dünyada en zorlu olduğu halde eğitimi olmayan tek bir meslek vardır; Anne- Baba’lık.” Çok şanslıyım ki; Funda iyi bir eş olmanın yanısıra fedakar ve sevgi dolu bir anne.

Son olarak kısa vadede gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?

İçinde bulunduğumuz sosyal ve ekonomik parametreler bizlere orta ya da uzun vadede bir öngörü yapmamıza olanak vermiyor. Maksimum 3 ila 6 aylık planlarla mevcut resesyonu korumak ve potansiyel krizleri fırsata çevirmek gerekiyor. Planlarımdan bir tanesi en uygun zamanda vakıf kurmak için alt yapı oluşturmak.  İkincisi, bizden sonraki nesillere ticaret başta olmak üzere bildiklerimizi devşirmek. Bunların dışında kendimi dijital pazarlama konusunda da bir iki adım öne taşımak istiyorum. Son olarak bilgi ve deneyimlerimi anlatabileceğim bir kitap yazmayı planlıyorum.