Sigorta Brokerleri Derneği Başkan Adayı: Selcen Gür

 

Doğan Sigorta Brokerlik'ta CEO olarak görev yapan aynı zamanda da Türkiye için oldukça değerli bir oluşum olan Tara Kitap'ın kurucusu başarılı iş insanı Selcen Gür'den brokerlık hakkında daha çok şey öğrendiğimiz, bu sırada da kurmuş olduğu yayınevi aracılığıyla gerçekleştirmiş olduğu birbirinden özel proje ve yardımları konuştuğumuz çok özel bir röportaj gerçekleştirdik. Gür, son olarak sigortacılık alanında kariyer sahibi olmak isteyen gençlere de tavsiyeler vermeyi ihmal etmedi.

 

Merhaba Selcen Hanım, ilk önce sizi biraz tanıyabilir miyiz?

İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’nde İşletme okudum. Üniversitede okurken aynı zamanda bir cafe işletiyor ve aylık bir dergide yazı yazıyordum. Ardından İngiltere’ye sosyoloji alanında master yapmaya gittim. Master tezim 'Türkiye’nin İmajı' hakkındaydı ve Türkiye’ye döndükten sonra Turizm Bakanı Basın Danışmanı olarak Türkiye’nin yurt dışı tanıtım projelerinde görev aldım. 2003 yılında aile şirketimiz olan Doğan Sigorta Brokerlik’te çalışmaya başladım ve o tarihten bu yana şirketimizin yönetici ortağı olarak görev yapıyorum.

 

Doğan Sigorta Brokerlik CEO'su ve aynı zamanda Tara Kitap'ın kurucususunuz. Kariyerinize yönelik bu adımları atmaya nasıl karar verdiniz?

Sigorta sektörü ailemizin 1981'den bu yana içinde olduğu bir sektör ve bizim ana işimiz. Tara Kitap ise kendi oluşturduğum bir yapı ve bir sosyal girişim. Geriye dönüp baktığımda hep yazı dünyasının içinde olduğumu fark ettim.Üniversitede okurken Almancadan iki kitap çevirisi yaptım. Çeviri yapmak aslında kitabı yeni bir dilde yeniden inşa etmek demek. Bu zor ama keyifli yolculuk insana kendi yazılarını yazması için de cesaret veriyor. Hâl böyle olunca benim gibi yazma heveslisi çok yakın bir arkadaşımla Cosmopolitan dergisine başvurduk ve zaman içinde dergide yazmaya başladık.Yıllar sonra Posta Gazetesi'nde yazma imkanı yakaladım ve altı yıl boyunca gazetede köşe yazıları yazdım.Yazı dünyası sizi bir kez içine aldı mı kopamıyorsunuz ve ben de bir noktada uzun zamandır hayalim olan yayınevini kurmaya cesaret ettim.

 

Türkiye’de yayınevi kurmak gerçekten cesaret isteyen bir girişim. Emeğinizin karşılığını alabiliyor musunuz?

Maddi anlamda hayır ama manevi anlamda insanı çok besleyen bir oluşum. Tara Kitap zaman içinde bir sosyal girişime evrildi. Esasen kurma amacımız da kadınları besleyen, kadınların kendilerini daha donanımlı hissetmelerini sağlayacak kitaplar yayınlamaktı. Kadınlar her zaman ana odağımız ve yaptığımız tüm projelerde kadınlara ve çocuklara dokunmaya çalışıyoruz. Yazarlarımızla birlikte kitap satışı gelirlerimizi Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı, Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, Altı Nokta Körler Vakfı’na bağışladık. Son kitabımız ‘Kuruntucu’nun gelirini ise Ahbap Platformu’na bağışlayacağız.

 

Sizin bir de şiddet gören kadınlar için bestelediğiniz 'Mor Gözyaşları' adında bir şarkınız var. Biraz ondan ve diğer şarkılarınızdan bahsedebilir misiniz?

Tara Kitap olarak şiddet gören kadınlarla ilgili projeler yapmaya başladığımızda ben de hem bu konuya dikkat çekmek hem de şarkının dinlenme gelirlerinden bir bağış yaratabilmek için ‘Mor Gözyaşları’nı yazdım ve besteledim. Bu şarkının dijital platformlardan indirilmesinden elde edilen geliri yine ‘Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’na bağışladık. Diğer şarkılarıma gelince, ilk olarak Öykü Gürman’ın seslendirdiği ‘Kadının Ben Olayım’ı yazıp bestelemiştim. Ardından Mustafa Sandal ‘İstanbul’ şarkımı okudu. Nihan Akın ‘Yaktım Gitti’yi seslendirdi ve son bestem Gökhan Bölükçü’nün seslendirdiği ‘Siyah’ şu an radyolarda çalınıyor.

 

Doğan Sigorta’ya dönecek olursak, ne tür hizmetler veriyorsunuz bize anlatabilir misiniz?

Biz broker olduğumuz için tüm sigorta şirketlerinden teklif ve teminatları topluyoruz ve müşterilerimizin ihtiyacına yönelik olarak uygun poliçeyi müşterimize sunuyoruz. Hem kurumsal hem de bireysel müşterilerimiz var ve en çok gurur duyduğumuz şey ise müşterilerimizin önemli bir bölümünün 10 yıldan uzun süredir bizimle çalışıyor olmaları. Bugün kaskodan sağlık sigortasına, ürün sorumluluktan kâr kaybına, alacak sigortasından siber saldırı sigortasına kadar sektördeki tüm ürünleri müşterilerimize sunabiliyoruz.

 

Peki, Doğan Sigorta Brokerlik’i diğer brokerlerden ayrıştıran özellikleri nelerdir?

Biz kötü gün dostuyuz. Sanırım en ayırt edici farklarımızdan biri bu. Müşterilerimizin güvenini hasar anında sağladığımız destek ve hizmetlerle kazandık. Tam da bu yüzden müşterilerimizle işbirliğimiz uzun soluklu. Sigorta poliçesi esasen hasarda kendini gösterir. Ucuz olsun diye eksik poliçe yaparsanız müşteriniz hasarda sıkıntı yaşar. Hem kapsamlı bir poliçe yapmalısınız hem bu poliçeyi uygun fiyata yapmalısınız hem de hasar anında müşterinizin haklarını sonuna kadar korumalısınız. Biz bu konuda iddialıyız ve müşterilerimizin güvenini değerlerimizin en üstüne koyuyoruz.

 

Sigorta deyince aklımıza genelde sigorta şirketleri ve acenteler geliyor. Sigorta brokerlerini neden çok duymuyoruz?

Sigorta şirketleri sigorta ürünlerini çıkarır ve aracılar da bu ürünleri müşteriye sunar. Türkiye’de 10 bin civarında acente var ve özellikle bireysel ürünlerin önemli bir bölümü acenteler kanalıyla müşteriyle buluşuyor. Daha büyük riskler, özellikle de endüstriyel riskler dediğimiz fabrikalar, sanayi tesisleri ve büyük projeler sigorta brokerleri aracılığıyla sigortalanıyorlar. Bu riskler için çok kapsamlı risk analizleri ve kıymet takdir raporları düzenleniyor ve uzun süren ciddi çalışmalar yapılıyor. Şu anda benim de yönetim kurulunda bulunduğum Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği’ne kayıtlı 134 broker var. Bu ay yapılacak olan genel kurulumuzda derneğin başkanlığına aday olacağım ve inşallah dernek olarak brokerlerin sektördeki önemine ilişkin çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz.

 

Selcen hanım, kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz, boş zamanlarınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Düşündüm de boş zamanım pek olmuyor sanırım, olsa ne yapacağımı şaşırırım herhalde. Boş zaman değil ama kendim için ilk kez özel bir zaman yarattım ve haftada üç saat Boğaziçi Üniversitesi İkinci Bahar Akademi’de Psikoloji Eğitimine gidiyorum 6 aydır. Haftasonları ise çocukları spora ya da kursa bıraktığımda kendime ait bir iki saatim olabiliyor o zaman da eşimle ya da bir arkadaşımla vakit geçirip sohbet etmeyi tercih ediyorum.

 

Son olarak iş arayan gençlere sigortacılık sektörünü önerir misiniz?

Sigorta sektörü şu aralar hiç olmadığı kadar hareketli bir dönem geçiriyor. SDDK oluşumu, Türk Re’nin kuruluşu ve kamu sigorta şirketlerinin birleşmesi sektörü epeyce hareketlendirdi. Bu hareketlenme hem sektördeki büyüme potansiyeline işaret ediyor hem de gençler için bir fırsat niteliği taşıyor.Sektördeki şirketlerin çoğu yurt dışı kökenli olduğu için bu sektöre girmek isteyen gençlere iyi derecede ingilizce öğrenmelerini ve sektöre girdikten sonra sebat etmelerini tavsiye edebilirim. Önümüz açık ve kendini yetiştirmiş gençlere ihtiyaç var.